“Korku ve İnanç Bir Arada Yaşayamaz”

Yunus Emre Enstitüsü Yeniden düşünmek, Yeninden Yorumlamak programında soul müziğinin yıldızı Della Miles’ı ağırladı. Michael Jackson ve Whitney Houston ile birlikte uzun zaman aynı sahneyi paylaşan ABD’li sanatçı Della Miles, yaşam hikayesini ve kariyer yolculuğu hakkında daha önce duyulmamış bilgiler paylaştı. İngiliz gazeteci Lauren Booth’un sunduğu programda Miles, Türkiye’yi niye sevdiğini ve neden İslam’ı seçtiğini anlattı.

Yunus Emre Enstitüsü 17 Eylül 2020 tarihinde soul rock müziğin kraliçesi Della Miles’ı konuk etti. İstanbul’da yaşayan İngiliz gazeteci Lauren Booth’un sunduğu programda Della Miles müziği, hayatı, Türkiye sevgisi ve Müslüman olma serüveni hakkında konuştu. Türkçe ve İngilizce yayımlanan program binlerce kişi tarafından izlendi.

Michael Jackson ve Whitney Houston ile birlikte uzun zaman aynı sahneyi paylaşan ABD’li soul rock sanatçısı Della Miles, Türkiye’ye ilk olarak 10 yıl kadar önce geldiğini açıkladı. Daha önce Türkiye’ye geldiğinde hiçbir beklentisinin olmadığını ancak Türkiye’ye geldiğinde her şeyin değişini anlattı.

2019 yılında Müslüman olan Miles, Muğla Dalyan’da bir ev alarak Türkiye ile olan bağını güçlendirdi. Türkçe öğrenmeye başlayan Miles’ın seslendirdiği Türkçe şarkılar bulunuyor.

“BURAYA GELMEK EN GÜZEL DENEYİMLERİMİZDEN BİRİYDİ”

Türkiye’ye ilk geldiğinde Çeşme’de konser verdiğini ifade eden Miles, “Burada yeni arkadaşlar edindik. Yiyeceklerle damak tadımızı gelişti. Hava, güneş ve insanların nezaketi, benimle gelen arkadaşlarla aynı şeyleri hissediyoruz. Buraya gelmek en güzel deneyimlerimizden biriydi.” diye konuştu.

Lauren Booth da Türkiye ile olan ilk deneyimini şöyle aktardı:

“Yaklaşık 10-15 yıl önce Müslüman topluluklar tanımaya başladığında, bir yemeğe gittim. Günlüğüme şöyle yazdım: Tatlı çocukların arasında garip bir yetişkin gibi hissettim.”

“TÜRK İNSANI DENİNCE AKLIMA FEDAKÂRLIK GELİYOR”

Booth’un Türkiye’de diğer ülkelere göre farklı gördüğü şeyin ne olduğu sorusuna ise Miles şöyle cevap verdi:

Della Miles: Türkiye ile ilgili sanırım “fedakâr” kelimesi akla geliyor, yani veren. Dünyada çok iyi insan var ama herkes vermeye gönüllü değil.

“Türkiye ile ilgili sanırım “fedakâr” kelimesi akla geliyor, yani veren. Dünyada çok iyi insan var ama herkes vermeye gönüllü değil. Bir gece mum istedim, evde yoktu. Markete gittim orada da yoktu. Orada çalışan biri “Bir dakika dedi, eve gitti ve bana mum getirdi. Sonra güle güle dedi ve beni uğurladı. Bunun gibi birçok hikâye var. Geç saate kadar çalıştığım bir akşam omlet gibi bir şey yapmak istedim. Domates, soğan kullanmak da istedim. Ama buzdolabında hiçbir şey yoktu. Biraz ileride kebap satan bir yer var, domatesleri soğanları vardı. Oraya gittim kebap istemiyorum ama soğan ve domates satın almak istiyorum dedim. Torbaya hepsini koydu ve bana bay bay dedi. Paramı almadı. Bu tür örnekler o kadar çok oluyor ki, Türkiye’de çok sık yaşadığım bir şey.”

“TÜRKİYE’YE GELMEK BENİM BEREKETİM VE BAHTIMDI”

Della Miles, Türkiye’ye gelmesinin hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Bunun kaderinin bir parçası olduğu belirten Miles, ‘Annem hep şöyle derdi: “Bir şey olacaksa olur. Tanrı bolluğu verirken, bolluğu bereket yapar”. Türkiye’ye gelmek benim için büyük bir bereketti. Aslında benim yerime başkası gelecek Türkiye’ye. Ama gelemedi. O yüzden beni aradılar. Yani bu benim bereketimdi, benim bahtımdı.”

Lauren Booth da Miles’ın sözlerini şöyle yorumladı: “Müslümanlar da şöyle der; “Allah’ın senin için bir planı varsa her zaman o yola yönelirsin. Biz buna Allah’ın kaderi deriz”

“KORKU İLE İNANÇ AYNI BEDENDE BİR ARADA OLMAZ”

Della Miles, 2019 Aralık ayında Hazreti Mevlana’nın 746. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri kapsamında Konya’da verdiği konserde, “Mustafa” ve “Bismillah” adlı iki eseri seslendirmişti.

Türkiye’de konser vermeyi çok sevdiğini ve KOVİD Salgının kendisini de etkilediğini söyleyen Miles, “Çok iyi tabi KOVİD’e kadar. Hepimizi biraz geriletti. Ona rağmen konserler veriyorum. Son iki aydır tekrar şarkı söylemeye başladım. Bu konuda çok mutlu hissediyorum. Türkiye’de şarkı söylediğimde KOVİD’den önce veya sonra, dinleyiciler Türkler kalplerini yanında taşıyorlar. O kadar hoş insanlar ki. Biz de sanatçılar olarak dinleyicilerden güç alıyoruz.”

Yumuşak kalpli olmanın inançla olan bağlantısına değinen Lauren Booth’un, “Sence inanç insan kalbine neler yapıyor, bununla ilgili görüşlerin neler. Senin inancın nedir?” sorusunu Miles şöyle cevap verdi.

Della Miles: İnanç ve korku aynı anda olamaz. Dolaysıyla benim inancım çok uzun yıllar evvel başladı. Annem şundan bahsediyor, korku bu dünyanın korkusu, yani bu dünyada yaşanan şeylerin korkusu. Ondan korkmuyorsun, Allah’a bırakıyorsun. Zaten kontrol onda. Bu senin inancın, eğer inanırsan korkmazsın.

“Benim inanç yolculuğum küçükken başladı. Ben dinine bağlı bir ailede büyüdüm. Annem ile haftanın 3-4 gün kiliseye giderdik. Annem çok güçlü, inançlı bir insandır. Her zaman dediğim gibi tek Tanrı vardır. Biz ona Allah diyoruz. Bu ikisinin aynı olduğuna inanıyorum. Annemin bahsettiği kişi ile bana öğrettiği yaratıcı aynı. Benim inancım annem ile başladı. Tanrı’ya inanmak inançla büyümek, o zamanlar başladı. Gençken sahneye çıkarken hep çok heyecanlı olduğumu söylerdim. Annem derdi ki: Dua ettin mi? Evet dua ettim. Peki duana inanıyor musun? Evet inanıyorum? Peki inancın var mı? Evet inancım var. İnanç ve korku aynı anda olamaz. Dolaysıyla benim inancım çok uzun yıllar evvel başladı. Annem şundan bahsediyor, korku bu dünyanın korkusu, yani bu dünyada yaşanan şeylerin korkusu. Ondan korkmuyorsun, Allah’a bırakıyorsun. Zaten kontrol onda. Bu senin inancın, eğer inanırsan korkmazsın. Annem altı çocuk büyüttü. Ben inancımı çok defa izledim.”

ZORLUKLARLA DOLU BİR HİKÂYE

Lauren Booth’un şöhretin kendisini nasıl etkilediğine dair sorusuna ise Miles şöyle cevap verdi:

“Sanattaki güzellik aslında çirkinliği de beraberinde getiriyor. Her zaman şunu söylüyorum. Aslında şarkı söylemeyi çok seviyorum, sahnede olmayı çok seviyorum. Kendimden bir şeyler vermek istiyorum. Ama bu işin kendisi çirkin. Ama hiçbir zaman kendime olan inancımı kaybetmedim. Hatırlıyorum yetişkin olduğumda anneme ‘California’ya gideceğim, yıldız olacağım’ demiştim. Bana ‘Tamam nasıl gideceksin peki? diye sordu. Dedim ki elimde ne kadar para varsa onunla gideceğim. Otobüsle gidecektim. Yani Houston-Texas’tan California’ya kadar bir genç kız otobüse binip gidecekti. Annem kesinlikle olmaz dedi ve bana uçak bileti aldı. Biliyordu ki gidecektim, onun için benim güvende olmamı istedi. Orada bir arkadaşım vardı herhangi bir ilişkimiz yoktu. O erkekti ben kadındım. ‘Bende kalabilirsin, hiç sıkıntı yok. Sen benim odamda kalırsın ben koltukta yatarım.’ demişti. Burada kalırken yolumu bulmaya çalışıyordum. Büyük bir şehir Los Angeles, California çok büyük bir şehir. İnsanlarla tanışmaya çalıştım ve insanlar beni aramaya başladılar stüdyoda şarkı söylemek için. Arkadaşım bunu gördü, öncelikle onun bana aşık olduğunu bilmiyordum. Bilmiyordum gerçekten. Neyse kısa keseyim sonra bana bir gün bana çık git dedi. Mavi bir bavulum vardı. Bavulumu topladım, yatağımın yanına koydum ve bebek gibi uyudum. Ertesi gün duş aldım. Yatağıma oturdum şimdi ne olacak diye düşündüm. Nereye gideceğimi bilmiyordum. Sonra biri beni telefonla aradı. Telefonla beni arayan onun aracılığıyla tanıştığım bir kadındı. ‘Ben 6 aylığına şehir dışına gideceğim, bir dairem ve arabam var ama kızım 5 yaşında ve evde kalacak. Kızımı okula götürecek birine ihtiyacım var. Sen evde kalıp kızımı arabamla okula götürür müsün?’ diye bana sordu. Teklifini hemen kabul ettim. O 6 ay boyunca çocuğunu okula götürdüm. İnsanlarla tanıştım ve çok fazla işte çalıştım ve 6 ayın sonunda kendi dairemi tuttum.”

MÜZİK DÜNYASININ PARILTISI SİZİ ALDATMASIN

Lauren Booth’un, “Whitney Houston ile çalıştın. O mükemmel bir ses. Kilise geçmişi müzik endüstrisine girmek isteyen gençlere bir uyarın var mı?” sorusuna müzik endüstrisinin parlak görüntüsünün gerçek olmadığını belirterek şöyle devam etti:

“Bu heyecanlı görüntüye inanmayın. Biz sanatçıların en büyük sorunları, yolardayken bir prensesiz, prensiz, kraliçeyiz, kralız, her şey bize veriliyor. Hiçbir şey yapmıyoruz. Her şey bize sunuluyor. Business class, kırmızı halılar… Ama bu tur bittiğinde eve gidiyorsun, aynaya bakmak zorundasın ve karşındaki insanla yaşamak zorundasın. Birçok sanatçı bunu kaldıramıyor. Bu yanlış geri bildirimi almaya dayanamıyor. Dinleyiciler ‘seni seviyorum’ diye bağırıyorlar ama bazen şunu demek istiyorum. Gördüğün şeyi mi seviyorsun. Benim hakkımda bildiklerinizi seviyorsunuz, müziği seviyorsunuz ama beni tanımıyorsunuz. Farklı türde bir sevgi. Bütün sanatçılar buna inanıyor ve eve gittiklerinde yalnızlar. Aileleri de olsa bu açığı nasıl kapatacaklarını bilmiyorlar. Bunu için Whitney’e teşekkür ederim çünkü ondan çok şey öğrendim. Eve gittiğimde şunu fark ettim. Ben kendi bulaşıklarımı yıkıyorum, kendi işlerim yapıyorum. Çok büyük bir fark var bu iki durum arasında. O heyecanlı görüntüye inanamayın o heyecana inanmayın.

EZANI İLK KEZ TÜRKİYE’DE GÖRDÜM

Della Miles: Ezanı ilk defa Türkiye’de duyduğumda, ekibime bence bu her şehirde olmalı demiştim.

Ezanı ilk kez Türkiye’ye geldiğinde duyduğunu söyleyen Della Miles şöyle konuştu: “Ezanı ilk defa Türkiye’de duyduğumda, ekibime bence bu her şehirde olmalı demiştim. İnançlı olmasanız dahi, ezanı duyduğunuzda veya bir şey yapmayı düşünüyor olsanız, yaşamınıza son vermeye düşünüyor olsanız, ezan içinizde bir şeyleri hareket geçirir ve vazgeçersiniz. Ezanı dinlediğimde şunu düşünüyorum: Sanki biri günde beş defa beni düşünüyor, beni hatırlıyor.”

TÜRKÇE ALBÜM YAPMAK İSTİYORUM

Lauren Both’a korona öncesinde Türkçe şarkılar yapmak istediğini belirten ünlü sanatçı Miles şöyle konuştu:

“Kesinlikle bunu düşünüyorum. KOVİD’den önce aslında bu konuyu konuşuyorduk. Şimdi yavaş tekrar masaya geldi bu konu. Tüm şarkılar Türkçe olursa yapabileceğimi çok sanmıyorum ama kesinlikle bazı Türkçe şarkılar olacaktır.”

Psikoloji konusuna büyük bir ilgisi olduğunu belirten Della Miles, “Psikologlarla çalıştım. Kötü davranışları nedeniyle evinden, okuldan ayrılan, psikoloji açısından insanları analiz etme eğilimim var. Bir grupta durumu değiştirecek kişiyi görebilirim. Ona ulaşmaya çalışıyorum, dalga halinde herkesi etkileyebileceğini düşünüyorum. Bunu dinleyiciler için kullanıyorum nasıl onlara tepki vermeliyim bunu anlamaya çalışıyorum.” dedi.

BENİ İSLAM’A YÖNELTEN ŞEY “SÖYLEDİĞİNİ YAP” DÜŞÜNCESİ OLDU

Lauren Booth’un “Biz seyahatlerimiz nedeniyle farklı yerleri görme şansını elde ettik. Fakat insanların farklı kardeşlerinin bu erişimi olmaması beni üzüyor. Peki onlarla nasıl yakınlaşabiliriz ve inanç sayesinde daha nazik olmalarını nasıl sağlayabiliriz” sorunsa Della Miles şöyle cevap verdi:

Della Miles: Beni Müslüman olmaya yönelten şey söylediğini yap düşüncesiydi. Örnek ol. Allah bizden bunu izliyor. Eğer biz örnek olursak insanlar daha fazlasını bilmek ister.

“Beni Müslüman olmaya yönelten şey söylediğini yap düşüncesiydi. Örnek ol. Allah bizden bunu izliyor. Eğer biz örnek olursak insanlar daha fazlasını bilmek ister. Teksas’ta büyüyen bir insan nereden bilebilir İslam’ı. Çünkü bu ortamda büyümedim. Ama bu kişi beni orada bulunduğum duruma soktuğunda, merak ettim bu davranışın arkasındaki ahlakı. Yani öncelikle örnek olmalıyız” Della Miles Müslüman olduktan sonra dini bilgileri öğrenmeye çalıştığını belirterek “Her gelen günü geldikçe planlıyorum. Özel hayatın kendi ruhsal büyümem konusunda gün be gün ilerlemeliyim.” dedi. Lauren Booth da İmam El-Haddad’ın “Yardım Kitabı” isimli eserini okuduğunu ve kitaptaki “çok farklı şeyleri küçük bloklar halinde yaparsan güç senden kaçmaz” sözüne atıf yaptı. Miles da bunu onaylayarak bazen bir şarkının 30 dakikada bile stüdyoda bitebildiğini belirtti.

“DUYDUKLARINIZA İNANMAYIN GELİN KENDİNİZ GÖRÜN”

Barış Pınarı Harekâtı sırasında ABD’li sanatçı Della Miles, Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesini ziyaret ederek Akçakalelilerle bir araya gelmişti.

Türkiye hakkında yabancı medyada çok sayıda asılsız iddialar olduğunu vurgulayan Miles ailesine Türkiye hakkında bilgiler verdiğini belirterek, “Hiçbir şey bilmiyorlar ama sözlükleriyim. Türkiye hakkındaki bütün bilgileri benden öğreniyorlar. Onlara Türkiye’nin ne kadar güzel olduğun anlatıyorum. Özellikle Alman medyası Türkiye hakkında çok kötü şeyler söylüyordu. Aileme kendiniz ziyaret edin diyordum. Her zaman duyduklarınıza inanmayın. Kesinlikle her büyük şehrin kendine ait sorunları vardır, hepimiz insanız. Dolaysıyla her ülke aynı kötü şeyleri yaşıyor, her ülkenin aynı hataları var ama her ülkede iyilik de var. Genelleştirmek kötü. Ben Teksas’ta büyüdüm. ‘Orada herkes birbirine silah çekiyor mu’ diye soruyorlar bana. Ben Teksas’ta büyüdüm hiç silah görmedim. Bunu için bir yer hakkında bilgi edinmek için gidin ve kendiniz görün.

CAMİ İNSANIN KENDİSİNE GELDİĞİ BİR YERDİR

Lauren Booth’un “Büyük bir camiye gittiğinde ne hissetin? İstanbul Sultanahmet’i ilk ziyaret ettiğinde ne hissettin, o yerleri görmek seni nasıl hissettiriyor?” sorusuna Miles şöyle cevap verdi:  “O kadar güzeldi ki, çok güzel hissediyorsun. Tüm endişeler kötü düşünceler geride kalıyor. Geliyorsun, kendine yer buluyorsun ve Allah ile bütünleşiyorsun. Anneniz size git odana düşün dediğinde, benim için bu cami aslında. Oraya gidiyorum ve ‘Allah hiçin ne yaptım, ailem için ne yaptım, ne yapıyorum?’ diye düşünüyorum.”

KOVİD BİRÇOK HAYIRA VESİLE OLDU

Kovid hakkında çok fazla olumsuz düşünce var. Ben mesela 50’den fazla konser kaybettim. Ama olur böyle şeyler, bunu yaşayacakmışız. Dubai’deyken, işler çok kötü gitmeye başlarken, oğlum online okuyacaktı. Dubai’ye geldi havaalanı kapandı. Oğlumu eve getirdim, oğlum ve ben en zevkli zamanlarımızı geçirdik. 3 ay birlikte geçirdik sadece ikimiz. Allah’a bu zaman için teşekkür ediyorum. Babalar, eşleri ve çocuklarıyla vakit geçirmeye başladı. Hiçbir şey olmasa da aileler güçlendi.

Della Miles bu dönemde Bodrum’daki bir konser salonunda her cumartesi ekim sonuna kadar şarkı söylemeye devam edeceğini söyledi.

%d blogcu bunu beğendi: