Sanat Varsa Umut Var!

Suriye’nin Azez kentindeki Yunus Emre Enstitüsünde “Sanat Varsa Umut Var” sloganıyla sanatsal etkinlikler düzenleniyor. Azez halkı, Yunus Emre Enstitüsünde “Zeytin Ağacı” isimli tiyatro oyunuyla hayata ve barışa dair umudunu yeşertiyor. Oyun, Azez’in ardından 2 Mart 2021’de Mardin ve 3 Mart 2021’de Kahramanmaraş’ta sahneye kondu.
Yunus Emre Enstitüsünün Suriye’nin Azez kentinde faaliyete geçirdiği Türk Kültür Merkezinde bölge halkı sanatla buluşuyor. Kültür Merkezi kursiyerlerini bir araya getiren “Zeytin Ağacı” isimli tiyatro oyunu ile bölge halkının umutları yeşeriyor. Yaklaşık bir ay gibi kısa bir sürede hazırlanan oyun Azez kentinde yapılan prömiyerin ardından Mardin ve Kahramanmaraş’ta sahnelendi.

Suriye’de yaşanan insanlık dışı saldırı ve zulme tüm dünya sessiz kalırken Suriye’nin kuzeyinde Türkiye’nin gerçekleştirdiği faaliyetlere atıfta bulunan tiyatro oyunu, Türkiye’nin uzattığı dost elini ve bölgede yaşanan dramı ortaya koydu.

Oyunun Türkiye’deki ilk gösterimi 2 Mart tarihinde Mardin’de gerçekleşti. YEE ve Mardin Büyükşehir Belediyesi Gençlik Merkezi ortaklığında, Kültür Turizm ve Sosyal İşler Daire Başkanlığına bağlı Sanat Akademisinde sahnelenen Zeytin Ağacı tiyatro oyununa Yunus Emre Enstitüsü yöneticileri, Mardin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Murat Süzen, Vali Yardımcısı Gürsel Temurci, daire başkanları ve vatandaşlar katıldı.

Zeytin Ağacı oyunun bir sonraki durağı Kahramanmaraş oldu. Oyun, 3 Mart 2021 tarihinde Kahramanmaraş Valiliği İl Göç İdaresi’ne bağlı bulunan Kahramanmaraş Geçici Barınma Merkezi Konferans Salonu’nda ve aynı gün ikinci olarak da Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezinde sahnelendi. Etkinliklerde duygulu anlar yaşandı.

ŞÜKRİYE TUTKUN İLE KARDEŞLİK DURAKLARI
Azez’de hizmet veren Enstitü, Suriyeliler için Türkçe öğretiminin yanı sıra çeşitli kültür-sanat faaliyetleri de düzenliyor. Enstitü, Türk film gösterimlerinden tiyatro kursuna, çocuklara yönelik eğitici ve öğretici faaliyetlerden sosyal sorumluluk projelerine kadar geniş bir yelpazede faaliyetlerini sürdürürken bu girişimler sonucu kurulan müzik grubu da etkinlikte yer aldı.

Tamamı Suriyeli müzisyenlerden oluşan grup “Kardeşlik Durakları” adı verilen konser programında acılarını ve umutlarını müzik aracılığıyla paylaştı. Türk Halk Müziğinin sevilen ismi Şükriye Tutkun da Suriyeli sanatçıları yalnız bırakmadı. Misafir sanatçı olarak programda yer alan Şükriye Tutkun, “Ayrılık” türküsü ile sahne aldı.

BİR KAVUŞMA HİKÂYESİ
Yaptığı faaliyetler kapsamında birçok yaşanmışlıklara tanıklık eden Enstitü, bir kavuşma hikâyesine de vesile oldu. Enstitü yetkilileri Hatay’ın Antakya ilçesinde yaşayan ailesi ile Adnan’ı buluştururken, ailesi de Adnan’ı canlı dinleme şansına sahip oldu.

Konserde piyano ile sahne alan bestekâr ve müzisyen Adnan’ın, 2013 yılından bu yana görmediği annesi ve iki kız kardeşi ile kucaklaşarak hasret gidermeye çalıştığı anlar etkinliklere damgasını vurdu.

Ölümün eşiğinden kıl payı kurtulan ancak hiçbir koşulda ülkesini bırakmak istemeyen Adnan, “Ben de gidersem insanlar müziksiz, dolayısıyla umutsuz kalır.” sözleri ile ülkesinde umudun yeşermesi için en iyi bildiği şeyi yapmaya devam edeceğini söyledi.

“TEBESSÜMÜN SADAKA SAYILDIĞI BİR MEDENİYETİN ORTAK ÇOCUKLARIYIZ”
Programa video konferans yolu ile bağlanan Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş, Adnan’ın sevincine ve annesinin mutluluğuna vesile olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirirken, şöyle konuştu:

Prof. Dr. Şeref Ateş: Bize göre insan olmanın nihai hedefi ihsandır. Yani iyi ve güzeli yaygınlaştırmaktır. Bugün insanları tebessüm ettirebildiysek; bugün güzeli yani etik ve estetiği sanat yoluyla öne çıkartabildiysek bunda tabi ki sanata, barışa, iyiliğe inanmış Suriyeli kardeşlerimizin rolü büyüktür.
“Bizler tebessümün sadaka sayıldığı bir medeniyetin ortak çocuklarıyız. Bundan yüz yıl önce arada sınır olmadan birlikte yaşıyorduk. Bize göre insan olmanın nihai hedefi ihsandır. Yani iyi ve güzeli yaygınlaştırmaktır. Bugün insanları tebessüm ettirebildiysek; bugün güzeli yani etik ve estetiği sanat yoluyla öne çıkartabildiysek bunda tabi ki sanata, barışa, iyiliğe inanmış Suriyeli kardeşlerimizin rolü büyüktür.

Ancak savaş o kadar çok uzadı ki artık buna bir dur demek gerekiyor. Onun için biz Azez’de kurduğumuz merkez aracılığıyla Türkiye ve Suriye arasında yeniden insani bağları kurmak ve sanat yoluyla barışı, esenliği yaygınlaştırmak istiyoruz. Bu yıl boyunca burada yaşadığımız güzelliği Anadolu’nun ve dünyanın her tarafında yaygınlaştırmaya çalışacağız. Bu güzelliğin ortaya çıkmasında sadece sanatçılar değil, Yunus Emre Enstitüsü çalışanları; Kahramanmaraş’ta bizi ağırlayan Valilik; Belediye Başkanlığı ve emeği geçen tüm çalışanlara teşekkür ediyorum. Burada yaşadığımız bu güzelliğin tüm dünyaya örnek olacağını ümit ediyorum.”

“YAŞADIKLARI TAMAMEN GERÇEK”
Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş, tiyatronun Türkiye’de sahnelenmesinin de çok önemli olduğunu düşündüklerini söyledi.

“Bir ay gibi kısa bir sürede sahneye koyulan oyunda yer alan kişiler amatör ama yaşadıkları tamamen gerçek. Bu sebeple onların bu acılarına tanıklık etmiş olmak çok önemli.”

Tiyatro oyununda tüm dünyanın duyarız kaldığı Suriyeli savaş mağdurlarına Türkiye’nin el uzattığı kardeşlik eli konu alınıyor.