"Türkiye'nin tam da kartların dağıtıldığı bu sürecin en önemli aktörlerinden biri olarak masanın başında olma zamanıdır”

“Türkiye’nin tam da kartların dağıtıldığı bu sürecin en önemli aktörlerinden biri olarak masanın başında olma zamanıdır”

Genel Başkan Yardımcımız Çiğdem Karaaslan, Aydın Doğan Spor Salonu’nda düzenlenen Gümüşhane İl Başkanlığı 7. Olağan Kongresi’nde yaptığı konuşmada, bugün pandemi koşullarına rağmen, salgınla mücadele edilen böylesi önemli bir süreçte, uyulması gereken zorunlulukların hakkını vererek gerçekleştirilen kongreden dolayı başta il başkanı olmak üzere emeği geçenleri tebrik etti.

Karaaslan, kongre süreçlerinin kendileri için tazelenme, yenilenme, tecrübenin ışığında geleceğe yön verecek kadroların şekillenmesi olduğunu vurguladı.

Karaaslan, tüm insanlığın çok zor zamanlardan geçtiğini dile getirerek, “Bir salgın hastalıkla mücadele ediyoruz. Yüzyılda bir yaşanan bir olayı yaşıyoruz. Hakikaten her geçen gün tüm dünyada sayıların arttığına, maalesef canları kaybettiğimize şahitlik ediyoruz. Böylesi önemli bir süreçte, bir yandan bu süreci en az kayıpla atlatmanın mücadelesini verirken bir yandan da salgın sonrası artık yeni bir dünya düzeni oluşacağını da biliyoruz. Kartların yeniden dağıtılacağı, oyun kurucuların yeniden belirleneceği ve dünyadaki çok önemli stratejik yerlerin yeniden konumlanacağı yeni bir düzenden bahsediyoruz. Sadece biz değil, bu işe kafa yoran, bu iş üzerine çalışan herkes öngörüyor, söylüyor.” diye konuştu.

Farklı bir düzene geçildiğini ifade eden Karaaslan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu düzen yeniden kurulurken bugün Türkiye’nin geç kalma şansı yok. Bugün Türkiye’nin artık biz o sanayi devrimini, internet devrimini, diğer devrimleri 4-0 kaçırdık deme şansı yok. Artık bu kez Türkiye’nin tam da masanın başında, tam da kartların dağıtıldığı bu sürecin en önemli aktörlerinden biri olarak masanın başında olma zamanıdır. Bunu neden mi söylüyorum? Bunu elbette çok güçlü bir iradeyi temsil eden, inandığı hiçbir doğrudan asla ve asla geri adım atmayan, cesaretle ve adaletle sadece Türkiye meselelerine değil dünya meselelerine karşı da masaya yumruğunu vuran Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğine inandığım için söylüyorum ve inşallah Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde daha gidecek çok yolumuz var. Elbette aşacak çok engelimiz var ama birlikte taçlandıracağımız daha nice zaferlerimiz de var.”

Karaaslan, daha büyük idealleri, düne göre daha büyük hayalleri olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Bu hayalleri gerçekleştirmek için de işte bugün burada Gümüşhane’de ve Türkiye’nin birçok farklı noktasında, yarın dünyada ve hatta mazlum coğrafyayla da artık sınırlı kalmayan, umudunu bize bağlamış, gözünü bize dikmiş, Rabbime dua ederken duasının içinde bizi, Türkiye’yi geçiren, Türkiye’den başka güvenli bir liman göremeyen, dünyanın gözünü kapattığı milyonlara karşı da sorumluluğumuz var. Tek sorumluluğumuz şehrimize, beldemize değil, tek sorumluluğumuz artık ülkemizin de ötesinde bize umut bağlayan herkese karşı. Dolayısıyla bizler de bugün bu sorumluluğun hakkını verecek kadrolarız inşallah. Tek sorumluluğuz bugün 2020 yılına karşı değil, sorumluluğumuz 2023, 2053, 2071 yıllarına. Biz görürüz, göremeyiz. Rabbim ne kadar ömür nasip ettiyse o kadarını göreceğiz ama görsek de görmesek de evlatlarımızın göreceği, evlatlarımızın yaşayacağı Türkiye’nin mimarları arasında, Sayın Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmak, herhalde bu dönemde, tarihin tekrar yazıldığı bu dönemde bizim yaşadığımız en büyük gururlardan biridir diye düşünüyorum.”

“Türkiye bugün dünden daha güçlü”

Hayalleri gerçekleştirmekten bahsettiklerini kaydeden Karaaslan, şöyle konuştu:

“Bir de Türkiye’nin yarım kalmış hayalleri vardı. Şimdi ben size sormak istiyorum. Ayasofya neden 86 yıl sonra şimdi tekrar ibadete açıldı, hiç düşündünüz mü? Neden adı bile ağızlara alınamazken, adını ağzına alanlar yargılanırken neden şimdi asli vazifesiyle buluştu? Peki size sormak istiyorum, 60 yıl sonra neden Yassıada demokrasi ve özgürlükler adası olarak dünyaya açıldı? Neden 60 yıl sonra şimdi oldu? O adada yaşanan acıları hepiniz biliyorsunuz. Bir başbakan ve iki bakanın idamıyla sonuçlanan adaletsizliklerin, o sözde yargılanmaların yaşandığı o adada biz dünyaya demokrasi ve özgürlüklerle ilgili mesajlarımızı vereceğimiz bambaşka bir adaya neden dönüştü ve neden bugün dönüştü? Peki 30 yıl sonra Azerbaycan’daki işgal neden bugün son buldu? Neden şimdi? Yine aynı şekilde Kıbrıs’ın kapalı Maraş’ı, o dikenli tel örgülerin arasına saklanmış o hayalet şehir neden 46 yıl sonra bugün dünyaya kapılarını açtı? Neden yarım kalmış bir hayal olan Devrim otomobili 56 yıl sonra küresel bir marka iddiasıyla Türkiye’nin otomobili olarak yeniden hayat buldu? Neden bunlar bugünün Türkiyesi’nde oldu? Çünkü Türkiye bugün dünden daha güçlü. Çünkü bugün Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bizim gelecekle ilgili daha büyük hedeflerimiz var. Çünkü bugün Türkiye’nin gençleri, yeni nesiller Türkiye’nin geleceğine daha çok inanmış ve daha çok sarılmış durumda. Evet hala sorunlarımızı var, hala mücadele ettiğimiz çokça cephemiz var ama kendimize inancımız var, ülkemize inancımız var, bayrağımızı daha da yukarılarda dalgalandırmak için büyük çabamız var ve bunların hepsini hamdolsun bugün başardığımız gibi bundan sonra da inandığımız bu yolda yürüyerek inşallah hep birlikte başaracağız.”

Karaaslan, muhalefeti eleştirerek, şunları söyledi:

“Biz bunlarla uğraşırken, biz Türkiye’nin ve dünyanın en önemli konularına çözüm üretirken, her gün kendimizi aşmak için yeni yeni projeler ortaya koyarken, bugün Sayın Cumhurbaşkanımızın Türkiye ile paylaştığı, reformalar adını verdiği, ‘Yeni reformlarla ülkemizi taçlandıracağız’ dediği süreci başlatırken, biz bugün AK Parti olarak kendi çıtamızı her yeni gün daha öteye taşırken muhalefet ne yapıyor dersiniz? Hani şu kapalı Maraş’tan bahsettim, orada Yunanlıların ağzıyla konuşan muhalefetten bahsediyorum. Suriye meselesinde Esed’in yanında duran muhalefetten bahsediyorum. Hani Libya’da Hafter ile birlikte düşünen, onun gibi konuşan muhalefetten bahsediyorum. Hani Mısır’da darbeci Sisi’ye methiyeler düzen muhalefetten bahsediyorum. Bugün o muhalefet çıkmış Amerika’dan demokrasi talep ediyor, Türkiye için öyle mi? Yazıklar olsun diyorum. Herhalde siz 15 Temmuz gecesi erkenden uyumuştunuz, o gece neler yaşandığını bilmiyorsunuz. Eğer bilseydiniz, bu ülkenin evlatlarının, istikbal mücadelesi vermiş bu ülkenin kahramanlarının o gece demokrasi için, özgürlük için nasıl canlarından vazgeçtiğine şahitlik etmiş olurdunuz ve bir nebze olsun feyz almış olurdunuz.”

“Bugün hamdolsun, Türkiye’nin hiçbir zaman yoktu ama bugün artık hiç kimseye ihtiyacı yok. Ne kimsenin onaylamasına, ne kimsenin bize bir şeyleri işaret etmesine, yol göstermesine, desteklemesine.” ifadesini kullanan Karaaslan, “Biz dünyayla entegre olarak bu yolda yürüyeceğiz diyoruz. Biz Türkiye olarak dünyanın merkezindeki konumumuzu daha çok üretimle daha büyük projelerle dünyayla entegre çok daha hacimli ve büyük işlerler, daha da artıracağız diyoruz. Biz çalışmaktan, daha çok proje üretmekten, yeni yeni hedefler koymaktan yanayız ama akıl ve yürek yerli ve milli olmayınca gözler hep uzakta oluyor böyle. Hep uzaktan yardım bekleniyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Karaaslan, dünya siyasetine baktıklarında, muhalefetin hakikaten iktidara zaman zaman önemli eleştirilerde bulunduğu, öneriler getirdiği, farklı fikirlerle desteklediğine şahitlik ettiklerini belirterek, Türkiye’de böyle bir durumun söz konusu olmadığını ve bunun büyük bir kayıp olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yükünün ağır olduğunu ama o yükü taşımak için hiçbir zaman omuzlarının düşmediğini ifade eden Karaaslan, “O yükü taşımak için her zaman daha dik duruyor ve bu dik duruşu hepimize örnek olmalı. Bize düşen ne? Genciyle yaşlısıyla kadınıyla erkeğiyle onun yükünden alıp kendi sırtımıza koymaktır.” dedi.

Kongreye, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan telekonferansla bağlanarak partililere hitap etti.

Daha sonra tek listeyle gidilen seçimde, mevcut İl Başkanı Celalettin Köse yeniden seçildi.

Kontrol Et

"Türkiye'nin demokrasisi bir müzakere konusu değildir, Türkiye'nin güvenliği herhangi bir şekilde pazarlık konusu değildir"

“Türkiye’nin demokrasisi bir müzakere konusu değildir, Türkiye’nin güvenliği herhangi bir şekilde pazarlık konusu değildir”

Parti Sözcümüz Ömer Çelik, genel merkezde, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken basın toplantısı düzenledi. Çelik, iç, …